Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’in güneydoğusunda yer alan ve antik dönemlerden günümüze kesintisiz kutsal kullanımıyla öne çıkan çok katmanlı bir dinî ve mimari komplekstir. Hristiyanlık öncesi, geç antik ve Ortaçağ dönemlerine ait mimari katmanlar, özellikle ana yapı kütlesinin altında yer alan ve genellikle yeraltı güneş tapınağı olarak tanımlanan mekân etrafında düşey bir süreklilik içinde örgütlenir. Daha sonraki Hristiyan yapı evreleri bu yeraltı katmanının üzerine inşa edilerek, yeraltı, yüzey ve üst kotlar arasında ardışık ve bütüncül bir mekânsal ilişki kurulmuştur. 5. yüzyıldan itibaren Süryani Ortodoks geleneği açısından önemli bir merkez hâline gelen manastır, yüzyıllar boyunca ibadet, eğitim ve idari işlevleri bir arada barındırmıştır. Kiliseler, şapeller, avlular, keşiş hücreleri, sarnıçlar ve yardımcı mekânlardan oluşan bu bütünlüklü kurgu; kontrollü ışık kullanımı, malzeme sürekliliği ve eşikler üzerinden ilerleyen dolaşım sistemiyle, Deyrulzafaran’ı farklı inanç katmanlarının mekânsal olarak bir arada varlığını sürdürdüğü uzun erimli bir kutsal peyzaj olarak okunabilir kılar.