Maria Papadimitriou
Atina, 1957

Maria Papadimitriou, sanat ve sosyal gerçeklik arasındaki bağlantıyı ön plana çıkartan, işbirliğine dayalı etkinlikleri araştırma yeteneğine sahip bir sanatçı olarak tanınmaktadır.

Thessaly Universitesi, Mimarlik Bölümü’nde ders vermektedir ve T.A.M.A (Temporary Autonomous Museum for All) (Herkes için Geçici Özerk Müze) (1998) ve SOUZY TROS Art Canteen (2012) kurucularındandır. 2003’de Deste Vakfı Ödülü’nü kazanmıştır. Papadimitriou’nun çalışmaları çeşitli özel ve kamu kurumlarında sergilenmiştir. Bunlar arasında Onassis Vakfi, Yunanistan (2016); 56. Venedik Bienali, İtalya 2015); DESTE Vakfı, Yunanistan (2014); Marsilya Çağdaş Sanat Müzesi (2012); Louisiana Modern Sanat Müzesi, Danimarka (2011); Londra Kraliyet Sanat Akademisi (2010–11); Hayfa Akdeniz Bienali, Israil (2010); 10. Lyon Bienali, Fransa (2009); Kunsthaus Graz, Austria (2009); 7. Gwangju Bienali , Kore (2007); 1. Selanik Çağdaş Sanat Bienali (2007); 1. Bienal de Arquitectura Arte Paisaje de Canarias (2006-7); Çağdaş Sanat Pavyonu, Milano (2006); Bâtiment d’Art Contemporain, Cenevre (2007); EPO Munih (2006); MM Projects Rincon, Puerto Rico (2004); Olivetti Vakfi, Roma (2004); Museo Reina Sofia, Madrid (2004); Manifesta04, Frankfurt (2003) ve 25. Sao Paulo Bienali (2002) bulunmaktadır.

 

Sergilenen İşler

“Neden Hayvanlara Bakılsın?” Agrimiká, 2015, video, 15’, 47’’

“Bu video enstalasyon, Maria Papadimitriou’nun 56nci Venedik Bienali’nde Yunanistan’ı temsil ettiği “Neden Hayvanlara Bakılsın? AGRIMIKÁ” adlı yapıtının bir parçası ve insanla hayvan arasındaki ilişkiyi çağdaş bir bağlamda yeniden incelemekte. Proje, mezalim ve günümüz, harabe kültürü ve ‘vahşi düşünce’, korkunun yayılması ve siyasi alegori etrafında geniş bir bakış açısı getiriyor. Bu haliyle, tehdit duygusu ve giderek artan şiddetin hüküm sürdüğü gerçek dünyayı yansıtan bir tur mikrokozmos.

Videoda, dükkanında oturmuş hayatını anlatmakta olan ve kendisini “işlem görmemiş bir deri teknisyeni” olarak tanıtan beyaz saçlı adamın yavaş hareketlerini ve delici bakışlarını görüyoruz. Bir ömür boyu biriken parçaların anlamlarını sadece bir bakışıyla birbirine diken bir adamın duygusallığının farkına varıyoruz. Bunca yıl boyunca bu yaşlı adam çalışma mekanını adeta bir Nadireler Kabinesi’ne dönüştürmüş; duvar üzerinde yarattığı öyküleri kendine has bir biçimde biriktirmiş. Hatta bir anlamda diyebiliriz ki; ”işlem görmemiş deri teknisyeni” mesleğine, kendiliğinden gelişen bir koleksiyonculukla, sonsuzluğun girdabından kurtulamasa da, en azından onu yavaşlatabilecek nesneleri ve anıları seçip, arşivleme görevini de eklemiştir.

Bu anlamda, “işlem” tekniğinin, bu vakada sadece deri ile sınırlanmamış olduğunu iddia edebiliriz. Biriktirme eylemi, bu “işlem görmemiş deri teknisyeninin sosyal ilişkileri, duyguları, hayaletleri ve diğer ıvır zıvırlarına ilişkin yasam koşulu haline gelmiştir. “Neden Hayvanlara Bakmalı? AGRIMIKÁ”, yaşama ve sanatın yeniden incelenmesine dair bir çalışma. Hayvan değişime uğrama süreci öncesinde eşikte belirir. Adam hayvanla ilkel bir bicimde eşit koşullarda yeniden karşı karşıya gelir. Burada, sürekli olarak pesine düşülmüş olan ‘hayvan’ çağdaş bir öykü için bir araç haline gelir. Çalışma böylece, birinin malı olmayı reddeden ve buna direnen hayvan açısından bir alegori görevini üstlenir.”

Yorgos Tzirtzilakis

Mekan:Mor Efrem Manastırı