Mahmut Celayir
Bingöl, 1951

Mahmut Celayir, 1976 yılında İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Eskişehir TV Enstitüsü Grafik ve Sahne Tasarımı bölümünde yüksek lisansını bitirdi. 1982-1984 yıllarında İstanbul Devlet Tiyatrosu Sahne Tasarımı eğitimi aldı. Istanbul ve Berlin‘de sanat çalışmalarını sürdüren sanatçının kişisel sergileri; Taksim Sanat Galerisi (1977, İstanbul), Vakko Sanat Galerisi (1985, İstanbul), Galerie Oberlicht (1987, Berlin), Arkeon Sanat Galerisi (1992, İstanbul), Galerie Uli Lang (1998, Biberach/Riß), Galerie der Stadt Wablingen „Kameralamt“ (2002, Waiblingen), Atatürk Kültür Merkezi (2004, İstanbul), Yollar ve Kökler, Diyarbakır Sanat Merkezi (2005, Diyarbakır), In der Spur der Schatten, Galeri Tanner (2006, Stuttgart), Landschaft – Mytos und Metapher, Museen der Stadt (2008 Kornwestheim), Pekerun-Taşların Arkasındaki İzler, C.A.M. Sanat Galerisi (2009, İstanbul), Auf der Strasse des Königs, Galerie Judith Andreae (2013, Bonn), Roads and Roots, Kunstverein Rosenheim (2014, Rosenheim), Pekerun-II, C.A.M. Sanat Galerisi (2015, İstanbul), Murmure des pierres, Galerie Le Capitale (2016, Paris) ve C.A.M. Sanat Galerisi, Hesareg (2017, İstanbul) bulunmaktadır. Sanatçı, 1978 yılından itibaren İstanbul, Diyarbakır, Stuttgart, Bonn, Koblenz, Paris gibi pek çok kentte grup sergilerinde yer almıştır.

 

Sergilenen İşler

“Ware”, 2017, tuval üzeri yağlıboya, 150 x 200 cm.
“Bir Gezginin Öğle Sonrası”, 2016, tuval üzeri akril boya ve kağıt, 150 250 cm.

Mahmut Celayir pastoral manzaralarından soyut düzlemlerine, resimlerinde fiziksel/coğrafi uzam algısını araştırıyor. “Ware” ve “Bir gezginin öğle sonrası”, birbirinden farklı görünen ama biri diğerini tamamlayan resimleri olarak sanatçının üretim pratiğine dair dinamiğini bütüncül olarak izleyiciye sunuyor. Aynı coğrafyanın görsel izdüşümleri olarak Ware’de (zazaca yayla); gerçekçi bir yayla görünümü, kozmik bir alan duygusu içinde sepya tonlarla sunuluyor. Bu tekdüze renk tonları bir yitirilmişliği ve melankoliyi simgeliyor. Resmin önünde keskin hatlarıyla obje olarak yer alan mühendislik ölçüm çubuğu; hem görsel hem de anlamsal kontrast bir ifadeyi beraberinde getiriyor. 

Coğrafi sınırların ölçülebilir olmasına karşın düşsel ve zihinsel sınırların sonsuzluğunu anımsatıyor. “Bir gezginin öğle sonrası”nda toprağa mikro bir bakış söz konusu. Yatay bir alan duygusu içindeki çizgisel ve lekesel form akışları belli bir ritim duygusu içinde birbirini tamamlıyor. Bu dokusal hareketlilik çağdaş doğa resmine göndermelerin yanı sıra, bir coğrafyanın direnişini ve organik zenginliğini sunuyor.

Mekan:Mor Efrem Manastırı