Janis Rafa
Atina, 1984

Sanatçı yaşamını ve çalışmalarını Amsterdam ile Atina arasında sürdürmektedir. Güzel Sanatlar eğitimini (Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora) Leeds Üniversitesi’nde AHRC bursu ile tamamladı. Çalışmaları deneysel belgeseller, videolar, arşiv görüntülerinin yanısıra, son zamanlardaki sinema öykülerini ve orta metrajlı filmleri kapsamaktadır. 2013-2014’de Onassis Vakfi Bursu ile Rijksakademie Van Beeldende Kunsten’de konuk sanatçı programına katılmıştır. Halen (2017-2018) Kunstlerhaus Villa Concordia’da konuk sanatcı statüsünde bulunmaktadır ve 2017’de Feature Expanded’in katılımcısı olmuştur. Şu sıralar Mondriaan Fonds ve Netherland Film Fonds De Verbeelding tarafından 2016’da ödüle layık görülen ilk sinema filmini geliştirmektedir. İkinci kişiseli 2016 yılında Martin van Zomeren Gallery’de sunulmuştur. Çalışmaları Stedelijk Museum Amsterdam koleksiyonunda yer almaktadır. Aralık 2018’den Subat 2019’a kadar Centraal Museum, Utrecht, Hollanda’da kişisel sergisi izleyiciyle buluşacak.

Sanatçının çalışmaları Galleria delle Carrozze di Palazzo Medici Riccardi (2017); Centre d'art contemporain Chanot (2017); Benaki Museum 2017; EYE Film Institute (2016); Kunstfort Vijfhuizen (2016); VISIO European Program on Artists’ Moving Images (2015); 56th Venice Biennial (parallel event, 2015); ART-O-RAMA (2014); State Museum of Contemporary Art (2011); Manifesta 8 (2010); Whitechapel Gallery & Project Space Leeds (collaborative project, 2009); Thessaloniki Biennial of Contemporary Art ve benzer başka ortamlarda sergilenmiştir.

Filmleri ve video çalışmaları Hollanda Film Festivali, Rotterdam Uluslararası Film Festivali, BFI London, Cinema de la Nouvelle Lune, Curtas Vila do Conde, Gulf Film Festivali, Capalbio Cinema ve Rencontres Internationales Uluslararası Buluşmalar kapsamında gösterilmiştir (2016, 2010).

Sanatçının film ve videoları manzaralar ile etkinliklerin deneysel algısı arasında dengelenmekte ve bunların otantik temsilini yansıtmaktadır. Öyküleri kentlerin hemen kıyısında sokak kopeklerinin kol gezdiği, asfalt leşleri, ölümcül araba kazalarının meydana geldiği kayıp ölülere sahne olan bölgelerde geçer. Sinemasal bir dünyanın şifreli ve evrensel doğası, olağan temsiliyle pek de alakalı olmayan bir tur gerçeklikle başlangıç bulur. Ölüler ve canlılar, insan ve insan olmayanlar düş ve duygusallık ile uyum içinde var olurlar.

Burası, sanatçının yarı-otobiyografik öykülerinin geçtiği topraklardır; bir yerin gerçek halindense öyküsünün bir bicimde işlenişinin sergilendiği kişisel tarihe referanslar içerir.

 

Sergilenen İşler

“Dünya’nın Bu İnce Kabuğu”, 2016, tek kanal video, HD, 2.40:1, 
stereo & 2 dijital baskı

Sağlıklı olan bir ağaç, kökleriyle birlikte topraktan sökülür; yatay bir pozisyonda, kök salmış olduğu noktada, kazılan bir çukura gömülmektedir. Sanatçı, ağacın bu uzamdaki fiziksel varlığını dikeyden yataya döndürüp, gövdesini tamamen ortadan kaldırarak bizlerin bu manzaraya bakış açımızı yeniden şekillendirmeyi sağlamaktadır. Var olan doğal çevreyi görsel olarak değiştirip, kavramsal olarak da söktüğünde ağaç üç boyutlu durumdan boyutsuz bir nokta haline getirilmiş ve bir hacimden yüzeye dönüştürülmüştür. Bu tersine geometri bir uzamın ve doğal düzeninin paradoksal bir bicimde oyulmasını (kesilmesini) sağlamaktadır.

Mekan:Alman Karargahı